Tarih boyunca büyük salgınlara yol açarak milyonlarca insanın ölümüne neden olan çok bulaşıcı bir hastalıktır. Bu hastalığın etkeni olan bakteriler insandan insana doğrudan bulaşmaz, yalnız pirelerle taşınır. Aslında bu taşıyıcı pireler insanın değil, lağım faresi adıyla bilinen kemelerin asalağıdır; bu yüzden veba hastalığı da daha çok kemirici hayvanlarda görülür. Ama, kemeler arasında yayılan bir salgında [...]
Bedendeki demir miktarı gereken ölçüde hemoglobin yapılmasına yetmeyecek kadar az olduğu zaman meydana gelen hastalık. Bu eksikliğin birçok ana nedeni vardır; bunlar arasında demir içeren gıdaların yeteri kadar alınmaması, beden tarafından demir emilmesinin az oluşu ve kan kaybı bulunur. Demir eksikliğinde öteki anemilerde olduğu gibi kişi kendini yorgun hissedebilir ve harekete dayanıklılığı azalabilir. Cilt, tırnak [...]
Özellikle sığırlarda görülen bir beyin hastalığı. Hastalığın ileriki aşamalarında beyin süngerimsi bir biçim alır. Bu hastalık sığırlarda, duruş, hareket, duyu bozuklukları ve sinirsel dokuların bozulmasına yol açar; öldürücü bir bulaşıcı hastalıktır. Hastalık, ilk kez 1986′da İngiltere’de tanımlanmıştır. Ancak hastalık artık İngiltere sınırlarını aşmıştır. 1993 yılı ortalarına kadar İngiltere, İskoçya ve Galler bölgesinde yaklaşık 100 bin [...]
Genellikle erkeklerde ve menopoz sonrası kadınlarda görülen, başta el ve ayak başparmakları olmak üzere parmaklar, dizler, el bilekleri, dirseklerde şişkinlik ve ağrıyla beliren bir hastalık. Ayak başparmağına ani gelen bir sancının ardından kızarma ve parlak bir görünüm oluşur. Hastada hafif ateş yükselmesi ve iştahsızlık görülür. Hastaların birçoğuna kalıtım yoluyla ailesinden geçmiştir. Genellikle çok yiyen ve [...]
Atardamarların çeperindeki media tabakasının (damar çeperindeki üç tabakanın ortada olanı) kalınlaşması. Kalınlaşan kısımda yağlı bir maddenin birikmesine yol açar. Bu durumda; damar çeperinin esnekliğini kaybetmesi ve boşluğunun daralması nedeniyle kanın atardamarlardan geçişi gittikçe güçleşir. Vücuttaki kan damarlarının bir kısmının veya tamamının sertleşmesi sonucu, esnekliklerini keybetmesine; halk arasında damar kireçlenmesi tıp dilinde ise Arterio Skleroz veya [...]
Kişinin alışık olduğu basınç düzeyinden çıkıp, alışmadığı daha düşük bir basınçla karşılaşması durumunda yaşadığı rahatsızlık. Daha çok dağcılarda görülen bu rahatsızlık balonla ya da uçakla yolculuk edenlerde de görülebilir. Bu hastalığın belirtileri: Soluk almada zorluk, istifra, bulantı, baş ağrısı, uykusuzluk, dudaklarda ya da burunda kanama, bellek kaybı ve düşünme becerisini kaybetmedir. Hastalık genellikle, deniz düzeyindeki [...]
Gece altını ıslatma tıbbi adıyla Enürezis Nokturna tedavi edilebilir bir hastalıktır. Çocuklarda sık görülür. 5 yaşından sonra ayda bir-iki kez gece alt ıslatması olan çocuklarda bu hastalığın varlığından söz edilebilir. Hastalığın uyku derinliği ve mesane kapasitesi ile ilgili olduğu görüşü hakimdir. Ayrıca psikolojik etmenler de hastalığın oluşmasında rol oynamaktadır. Erkek çocuklarda kız çocuklara oranla daha [...]
Kalbi besleyen büyük damarlardan birinin aniden tıkanması sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Enfarktüs krizi geçiren hasta; kalp bölgesinde ani bir ağrı hisseder. Bütün benliğini ölüm korkusu sarar. Nefes almakta zorluk çeker. Yapılacak ilk iş, hastanın 45 derece bir meyille oturmasını sağlamaktır. Sonra; vakit geçirmeden doktor çağrılır. Enfarktüs krizini atlattıktan sonra kesin istirahat ve doktorun dediklerine [...]
Normal olarak kan dolaşımında bulunmaması gereken yabancı bir parçacığın ya da madde kütlesinin damarları tıkayarak kan akışını engellemesi. Emboli denen bu tıkayıcı madde, oluştuğu yerden koparak kan dolaşımıyla birlikte sürüklenen bir pıhtı parçası, damarı delerek kan akımına karışan yabancı bir cisim, hava ya da başka bir gaz kabarcığı olabilir. Tedavisinde, göğüs ağrılarını gidermek için ağrı [...]
Sifilis olarak da bilinir. Treponema pallidum’dan ileri gelen, vücudun çeşitli dokularında yapı ve işlev bozukluklarına neden olan bulaşıcı bir hastalıktır. Frengi genellikle cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Ayrıca, iklimin, ekonomik ve toplumsal koşulların gelişmesine uygun olduğu bazı bölgelerde yerleşik olarak görülmektedir. Avrupa’da bu hastalığa ilişkin ilk kesin kayıtlar, Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşif yolculuğundan sonrasına rastlar. [...]