İnternet ve Tarihi
Kategori: Bilgisayar ve İnternet
İnternetin Doğuşu: İnternet tam anlamıyla ağlar arası ağdır. Bu kavramı açmak gerekirse büyük küçük binlerce ağın birleşmesinden oluşmuş en büyük ağdır. Bir kişiye, kuruluşa, ülkeye özel değildir. İnternet kavramı aslında 1969′da savaş sonrasında düşünülen DARPA (Defense Advanced Research Project Agency – İleri Düzey Savunma Araştırmaları Kurumu) isimli basit bir projeden ibaretti. Bu proje büyük bilgisayarları birbirine bağlamayı ve ne olursa olsun bu bağı koparmamayı amaçlıyordu. Klasik bir ağ tarzında, bu ağdaki tek bir bağlantının kopması veya ana sunucunun imha edilmesi durumunda bu ağ çökecektir. Bu yüzden teknisyenler istemci-sunucu modeli yerine her bilgisayarın birbirine eşit özelliklerde olduğu türdeş ağ modeli tercih ettiler. İlk bağlantı California ve Utah’ta olan 4 bilgisayar arasında idi. Yavaş yavaş üniversitelerin de bağlanmasıyla ağ giderek büyümeye başladı. Bu proje daha sonra ARPANET (Advanced Research Projects Agency Network) adını aldı. Sivil kişi ve kuruluşların da bağlanmasıyla tüm Amerikayı kapsamaya başladı. ARPANET in beklenenden fazla büyümesiyle askeri kısmı MILNET adıyla ayrıldı ve daha sonra da ARPANET gelişerek bügünkü adıyla INTERNET adını aldı.
Pek çok bilgisayar ağını birbirine bağlayan adresleme sistemiyle iletişim protokolüne dayalı ağ. Bugün, evlerde, okullarda ve iş yerlerinde, bilgi kaynaklarına çabucak erişim ve hızlı bir şekilde iletişim sağlayan internetin ilk tohumları 1960′larda atılmıştı. Amacı üniversitelerdeki, araştırma merkezlerindeki ve hükümetteki bilgisayarlar arasında bir ağ kurup bilgisayarlar aracılığıyla veri alış verişi ve kaynak paylaşımı yapmaktı. Bu sisteme göre tüm bilgisayarlar eskiden olduğu gibi yalnızca tek bir ana bilgisayara değil birbirlerine bağlanabileceklerdi. Bu proje ve ağ o kadar etkili oldu ki, artık, bu sistemle, dünyanın herhangi bir yerinden dünyanın herhangi bir bölgesindeki başka bir bilgisayara rahatlıkla bağlanabilirsiniz.
Peki internet nasıl işliyor? Bilgi bir yerden, başka bir yere aktarılırken parçalanıp paketleniyor. Bu paketlerin üzerine kendi künyesi, nereden geldiği ve nereye gideceği yazılıyor. Ondan sonra bu küçük paketler ağ üzerinde çeşitli bağlantı noktalarına uğrayarak ilerliyorlar ve varmaları gereken yerlere varıp birleşiyorlar.
İnternet bu kadar büyük olsa da bir sahibi yok. Yani interneti ne satabilirsiniz ne de satın alabilirsiniz. Uydu, fiber optik kablo, telefon ve bilgisayarlar aracılığıyla şu an bile en az 65 ülkede milyonlarca insan internete bağlanabiliyor.
İnternet, kültürleri, alış veriş alışkanlıklarını ve eğitim sistemini değiştiriyor. Evinizden hiç çıkmayıp neredeyse her şeyi internet üzerinden yapabilirsiniz.