Ararot

Özellikle hastalar ve çocuklar için pelte, muhallebi gibi yiyeceklerin hazırlanmasında kullanılan sindirimi kolay bir nişastadır. Ama çoğu kez patates unu, mısır unu, hatta bildiğimiz beyaz buğday unuyla karıştırılarak satışa sunulur.

Bu nişastanın ve elde edildiği bitkinin dilimizdeki adı, “ok kökü” anlamındaki İngilizce arrowroot sözcüğünden gelir. Çünkü Güney Amerika’nın ilk kâşifleri, gerçek ararotun elde edildiği bitkiyi (Maranta arundinacea) Amerika Yerlileri’nin zehirli ok yaralarını iyileştirmekte kullandıkları başka bir bitkiyle karıştırmışlardı. Sonradan Yerlilerin bu bitkiden tadı güzel bir un elde ettiklerini öğrendiler. Bir başka açıklamaya göre de ararot sözcüğü, Amerika Yerlileri’nin bu bitkiye verdikleri araruta (“un kökü”) adından türemiştir.

Ararot elde etmek için bir yaşım geçmiş bitkilerin kökleri soyulur, suda rendelenir ve güneşte kurumaya bırakılır. Su buharlaştığında geriye ince, beyaz bir toz kalır. Bu toz çok hafiftir; parmakların arasında ovalandığında çıtırdar ve suyla pişirildiğinde iyice şişer.

Birçok ülkede başka cins bitkilerden gene ararot denen nişastalar elde edilirse de, en iyi ararot Batı Hint Adaları’nda üretilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir