"Enter"a basıp içeriğe geçin

Balarıları

Balarılarıİnsanlar balından yararlanmak üzere arı yetiştirmeye binlerce yıl önce başlamış ve bu yararlı böceklerin bir türünü evcilleştirmiştir. Kovanda beslenen evcil balarılarının bazen yuvalarından kaçtıkları olur. Ama doğaya döndüklerinde bile ağaç kovuklarında yaptıkları yeni yuvalarında alıştıkları kovan düzenini sürdürdükleri ve aynı biçimde yaşadıkları gözlenmiştir. Balarısının hazırladığı petekler çift yüzlüdür ve her iki yüzünde yüzlerce göz ya da odacık bulunur. Çok ince balmumundan yapılan petek gözleri düzgün altıgenler biçimindedir. Arıcılar, kovandan kolayca çıkarabilmek için petekleri tahta çerçevelerin arasına yerleştirirler.

Balarıları peteklerin içini rastgele değil belli bir düzene göre doldurur. Peteğin tepesinde bir yay oluşturarak iki kenarda yarıya kadar inen gözler bal doldurmak için ayrılmıştır. Bu bal gözlerinin altındaki birkaç sıra petek gözüne çiçektozu topakları yerleştirilir. Peteğin orta ve alt bölümlerindeki gözlere ise anaarı yumurtalarını bırakır. Büyük bir arı kolonisinde 60 bin kadar işçi arı vardır ve bunların hepsi dişidir. Bu işçi arıların iğnesinin ucu olta iğnesi gibi kıvrıktır. Bu yüzden saplandığı yerde kalır ve bir kez sokan balarısı iğnesini yitirdiği için ölür. İşçi arılardan daha iri yapılı ve kocaman gözlü olan erkek arıların tek görevi, sürü oluşturma (oğul verme) zamanında genç anaarıyı döllemektir. Yaz sonunda bu görevini yerine getiren erkek arılar işçi arılar tarafından kovandan atılır ve işçi anların bakımıyla yaşamaya alışkın oldukları için çok geçmeden açlıktan ölürler. Koloninin bütün yükünü taşıyan işçi arılar yazın o kadar çok çalışırlar ki ancak altı hafta kadar yaşayabilirler. Ama yaz sonunda yumurtalardan çok sayıda işçi arı çıkar ve bütün kış yaşayan bu işçiler koloninin bakımını üstlenir.

Bir işçi arı erişkin duruma gelip petekteki gözünden dışarı çıktığı anda kovanda onu bekleyen pek çok iş vardır. Üç hafta boyunca petek gözlerinin bakımını ve temizliğini üstlenir. Ardından anaarının bıraktığı yumurtalardan yeni çıkan larvaların beslenmesine yardımcı olur. Daha sonra balmumu üretmeye başlar ve bununla yeni petek gözleri hazırlar. Üçüncü haftanın sonunda ilk kez kovandan dışarı çıkarak çiçektozu ve balözü toplamaya yollanır. Ama kovandaki işlerini, örneğin kanatlarını yelpaze gibi sallayarak kovanı serinletme görevini de aksatmaması gerekir. Arılar arasında yalnızca kovanda ya da yalnızca dışarıda çalışan işçi ayrımı yoktur; ne iş yapılacaksa bütün işçiler görevlendirilebilir.

İşçi arı bol balözü toplayabileceği bir yer, sözgelimi bir yonca tarlası bulduğunda taşıyabileceği kadar balözünü bal kursağına doldurur ve kovana döndüğünde öbür işçilere bu kaynağın yerini bildirir. Bu iletişim için iki ayrı dans geliştirmişlerdir. Çember dansında işçi arı peteğin üstünde önce bir yöne, sonra öbür yöne koşarak küçük bir çember çizer. Bu gösteri, besin kaynağının kovandan en fazla 45 metre uzaklıkta olduğu anlamına gelir. Kaynağın bulunduğu yer 90 metreden daha uzaksa, işçi arı bu kez karın bölümünü sallayarak peteğin üstünde sekiz çizecek biçimde uçar. İşçi arının bu kuyruk sallama dansını öbür işçi anlar büyük bir dikkatle izler ve sekiz çizerken hangi yöne doğru uçtuğuna, karnını kaç kez salladığına bakarak besin kaynağının yerini ve uzaklığını saptarlar.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

fifteen + 15 =

Başvuru Kaynakları