İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

CUMA

Müslümanlara mahsûs mübârek, kıymetli bir gün.

Cumartesi günleri yahûdîlere, Pazar günleri hıristiyanlara verildiği gibi, Cumâ günü, müslümanlara verildi. Bugün, müslümanlara hayır, bereket, iyilik vardır. (Hadîs-i şerîf-Rıyâdün-Nâsihîn)

Güneş, Cumâ gününden daha iyi bir gün üzerine doğmaz. Âdem (aleyhisselâm) Cumâ günü yaratıldı. Cumâ günü Cennet’e girdi. Cumâ günü Cennet’ten çıktı. Kıyâmet Cumâ günü kopar. (Hadîs-i şerîf-Sahîh-i Müslim)

Cumâ günü gusl edip, namaz için câmiye gidip nâfile namaz kılan ve imâm hutbeden ininceye kadar sessizce oturup, sonra imâmla berâber Cumâ namazını kılanın, bir hafta sonraki Cumâya üç gün daha ekleyerek olan gün miktârı işlediği günâhları af ve mağfiret olunur. (Hadîs-i şerîf-Sahîh-i Müslim)

Cumâ günü gusül abdesti alınız. Her akşam abdestli olarak yatınız! Her hâlinizde Allahü teâlâyı hatırlayınız, anınız. (Ebû Ali Dekkâk)

Cumâ günleri duânın kabûl olunacağı bir zaman vardır. Bu zaman, hutbe ile, Cumâ namazı içindedir diyenler çoktur. Hutbe dinlerken duâ kalbden olur. Ses çıkarmak câiz değildir. Bu zaman, her şehir için başkadır. Cumâ günü, gecesinden daha kıymetlidir. Gecesinde veya gündüzünde Kehf sûresini okumak çok sevâbdır. (Senâullah Pâni-pütî)

Cum’â Gecesi:

Perşembe’yi Cumâ’ya bağlayan gece.

Allahü teâlâ Cumâ gecesinde bütün müslümanları mağfiret eder, günahlarını bağışlar. (Hadîs-i şerîf-Ebû Ya’lâ)

Cumâ gecesi ve günü bana çok salevât okuyunuz. (Hadîs-i şerîf-Gunyet-üt-Tâlibîn)

Cumâ gecesi, Cumâ gününe tâbidir. (Abdülkâdir-i Geylânî)

Cum’â Hutbesi:
Cumânın ilk dört rek’atlik sünnetten sonra ve iki rek’atlik farzdan önce, imam tarafından cemâat huzurunda minberden Arabça olarak okunan hutbe.

Cumâ hutbesi okunurken, bir kimsenin başka bir kimseye, sus yâhut iyi dinle demesi lüzumsuzdur. (İbn-i Âbidîn)
Hatîbin, Cumâ hutbesinde emr-i ma’rûftan, dînin emirlerinden başka şeyleri, Arapça bile söylemesi harama yakın mekrûhtur. İmam efendi, içinden E’ûzü okuyup, sonra yüksek sesle, hamd ve senâ ve kelime-i şehâdet, salât ü selâm okur. Sonra vâz eder, yân i sevâba ve azâba sebeb olan şeyleri hatırlatır ve âyet-i kerîme okur. Sonra oturur. Kalktığında, ikinci hutbede vâz yerine, mü’minlere duâ eder. Dört halîfenin isimlerini söylemesi lâzımdır, müstehâbdır. Hutbeye dünyâ sözü karıştırmak haramdır. Namaz kılarken yapması haram olan şeyler, hutbe dinlerken de haramdır. (Abdülhayy Lüknevî)

Cumâ hutbesini Arapça’dan başka dil ile okumak, namaza dururken, başka dil ile iftitâh tekbîri almak gibidir. Bu ise, namazdaki diğer zikirler ve duâlar gibidir. Namaz içindeki zikirleri ve duâyı Arapça’dan başka dil ile söylemek ise tahrîmen (harama yakın) mekrûhtur. Hazret-i Ömer yasak etmiştir. (Abdülhayy Lüknevî, İbn-i Âbidîn)

Cum’â Namazı:
Cumâ günü öğle vaktinde câmilerde hutbeden sonra, cemâatle kılınan iki rek’atlik farz namaz.

Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:
Ey îmân etmekle şereflenen kullarım! Cumâ günü, öğle ezânı okunduğu zaman, hutbe dinlemek ve Cumâ namazı kılmak için câmiye koşunuz. Alış-verişi bırakınız! Cumâ namazı ve hutbe size, başka işlerinizden daha faydalıdır. Cumâ namazını kıldıktan sonra, câmiden çıkar, dünyâ işlerinizi yapmak için dağılabilirsiniz. Allahü teâlâdan rızık bekleyerek çalışırsınız. Allahü teâlâyı çok hatırlayınız ki, kurtulabilesiniz. (Cum’a sûresi: 9-10)

Bir kimse, mâni yok iken, üç Cumâ namazı kılmazsa, Allahü teâlâ, kalbini mühürler. Yâni iyilik yapmaz olur. (Hadîs-i şerîf-Mesâbih)

Cumâ namazından sonra yedi defâ İhlâs ve (yedi) Mu’avvizeteyn (Felak ve Nâs sûrelerini) okuyanı Allahü teâlâ, bir hafta kazâdan, belâdan ve kötü işlerden korur. (Hadîs-i şerîf-İbn-i Sünnî)

Cumâ namazı için gusül abdesti almak, güzel koku sürünmek, yeni ve temiz giyinmek, saç, tırnak kesmek, câmide buhur (koku) yakmak, câmiye erken gelmek sünnettir. (İbn-i Âbidîn)

Cum’â Sûresi:
Kur’ân-ı kerîmin altmış ikinci sûresi.

Cumâ sûresi, Medîne-i münevverede nâzil olmuştur (inmiştir). On bir âyettir. Cumâ namazının farz oluşunu bildirdiği için, dokuzuncu âyet-i kerîmede geçen Cumâ kelimesi sûreye isim olmuştur.Cumâ sûresinde; bütün varlıkların Allahü teâlânın yüceliğini, büyüklüğünü anıp durdukları, Peygamber efendimizin Allahü teâlânın emir ve yasaklarını ümmetine öğrettiği, Cumâ ezânı okununca, müslümanların ticâretlerini bırakıp namaza gitmeleri, namazdan sonra dağılıp meşrû (günâh olmayan) işleri ile meşgûl olma ları istenmekte, Allahü teâlâyı çokça anmaları tavsiye edilmektedir. (Râzî, Alâüddîn Hâzin)

Cumâ sûresinde meâlen buyruldu ki:
De ki: Sizin kendisinden kaçmakta olduğunuz ölüm muhakkak sizi bulacaktır. Sonra da gizliyi ve âşikârı bilen Allah’a döndürüleceksiniz. O, size bütün yaptıklarınızı haber verecektir. (Âyet: 8)

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

three + 8 =