"Enter"a basıp içeriğe geçin

Evren

EvrenGözlemlenen ya da var olduğu düşünülen her şeyin içinde yer aldığı sistem. Kâinat da denir. “yaratılmış her şeyi içeren düzenli bütün” anlamına gelen kozmos terimi de sık sık evrenle eş anlamlı olarak kullanılır.

Evrenin temel yapı taşları gök adalardır. Her birinde yüz milyarlarca yıldız bulunan gök adalar birbirlerinden milyonlarca ışık yılı uzaktadır. Örneğin gök adamız Samanyolu’nun en yakın komşusu Andromeda gök adası 2,5 milyon ışık yılı uzaktadır (1 ışık yılı = 9 500 000 000 000 km). Evrende dağınıkmış gibi duran gök adalar aslında küçüklü büyüklü topluluklar oluştururlar. Bu gök ada toplulukları evrenin en büyük yapılarıdır ve birbirlerine on milyonlarca ışık yılı uzaktadırlar.

Gök adalar bize çok uzak cisimler olduğundan, yeterince güçlü olmayan teleskoplarla incelendiklerinde birer gaz-toz bulutu oldukları düşünülüyordu. Yirminci yüzyılın başında Amerikalı gök bilimci Edwin Hubble, evrende Samanyolu’ndan başka daha milyarlarca gök ada olduğunu keşfetti. Teleskopların güçleri arttıkça daha net gözlemler yapıldı; gök adaların değişik tiplerde olduğu, aslında küçüklü büyüklü topluluklar hâlinde yer aldığı ve bu toplulukların da birbirlerinden saniyede binlerce kilometrelik çok büyük hızlarla uzaklaşıyor olduğu anlaşıldı. Bilim adamları, zaman içinde tüm gök ada topluluklarının birbirinden uzaklaştığı olgusundan yola çıkarak, günümüzden 12-15 milyar yıl kadar önce, bütün gök adaların içinden çıktığı bir büyük patlama’nın olması gerektiğini buldular.

Gök adaların içinde Güneş gibi yüz milyarlarca yıldız vardır. Örneğin Samanyolu’nda 100-400 milyar arasında yıldız olduğu tahmin edilmektedir. Samanyolu’nda ayrıca, ileride kütle çekim kuvvetinin etkisiyle sıkışarak yeni yıldızları doğuracak binlerce nebula (dev gaz-toz bulutu), sönükleştikleri için kendilerini göremediğimiz binlerce ölü yıldız ve yine binlerce kara delik bulunur. Samanyolu’ndaki yıldızlar genellikle Güneş’ten çok daha büyüktür ve ikili yıldız sistemleri hâlinde bulunurlar; birbirlerinin çevresinde dolanırlar. İkili yıldız sistemlerinden başka üçlü, dörtlü, altılı yıldız sistemleri de vardır; ama bunlar sayıca daha azdır. Güneş gibi tek başına bulunan ve küçük sayılabilecek yıldızların sayısıysa çok daha azdır. Güneş’e en yakın yıldız yaklaşık dört ışık yılı uzaktadır. Ancak Güneş uzayda yalnız sayılmaz. Ona 9 gezegenden, gezegenlerin uydularından, asteroitlerden ve kuyruklu yıldızlardan oluşan bir sistem eşlik eder. Güneş’in çevresindeki sisteme benzer sistemlerin başka yıldızların çevresinde de bulunduğu onlarca yıldır düşünülüyordu. Son on yılda Dünya’nın yörüngesindeki güçlü teleskoplarla yapılan gözlemler sayesinde Güneş’e yakın yıldızların çevresinde dönen yüz kadar gezegen, bir başka deyişle yeni Güneş Sistemi, keşfedilmiştir.

Evrenin Doğuşu

1930’lu yıllara kadar bir sır olarak kalmış olan yaşamın kökenini oluşturan Güneş’in enerji kaynağını ortaya çıkarmayı başaran insanoğlu, Dünya üzerinde etkinliklere ve olaylara çabucak katılabilecek şekilde bir haberleşme ve ulaşım ağını oluşturabildi. Dünya’nın çekim ivmesinden kurtulmayı başararak, Dünya’nın yuvarlak olduğunu anladı. Ay’a adım attı ve gezegenlere uzay araçları gönderdi. Bu şekilde gelişen akılcı düşünme utkusu, batı Avrupa’ya eşi görülmemiş 50 yıllık bir barış getirdi.

Binlerce yıldır, insan yaşamı 40 yıllık aralıklar ile açlık ve donma tehlikesi geçirmiştir. Bilim bu süreyi iki katına çıkartabilmiş ve bugün Bilim, insanoğlu için ağrısız, rahat ve keyif verici bir yaşam sunma çabasındadır. Yüzyılın başında, Bilim Dünya’yı değiştirmiş, yüzyılın sonunda da insanoğlu, kendisini bilimler ile değişen bir Dünya’da bulmuştur. Sadece Dünya değişmedi aynı zamanda insanoğlunun kendisi de değişti ve Dünya sadece fiziksel bir boyutta kaldı.

Bu köklü değişime, matematiksel bir mantık ve sade bir hayal gücünün baskın olduğu zahmetli bir yöntem ile adım adım geliştiğine inanılan bilimler sayesinde ulaşılması şaşırtıcı görülebilir.

Tüm bilimler çok ufak adımlar içerisinde ilerlerken, bu alanda ara sıra birdenbire anlamlı sıçramalar olmaktadır. Sonuçta, daha geniş bir bakış açısı elde ediliyor ve yeni bir paradigma doğuyor. Bunlar da anlayışımızı, düşüncemizi ve kültürümüzü etkileyen büyük keşifler oluyorlar.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başvuru Kaynakları

Pin It on Pinterest