"Enter"a basıp içeriğe geçin

Frank Lloyd Wright

Frank Lloyd WrightABD’li mimar (1867-1959) Frank Lloyd Wright 20. yüzyıl mimarlığının en büyük temsilcilerinden biriydi. Özellikle çağdaş konut tasarımlarının gelişimine katkılarıyla tanınan Wright, ülkesinde ve dünyada en büyük mimarlardan biri sayılır. Wright, Wisconsin’da Richland Center’da doğdu. Kısa bir süre Wisconsin Üniversite-si’nde Mühendislik Okulu’nda okudu. 18 yaşında Chicago’ya gitti. Orada ünlü bir mimar olan Louis Sullivan’ın yanında çalıştı. Kısa süre sonra büronun planlama ve konut tasannu bölümünün yöneticiliğine getirildi. Haziran 1889’da evlendi. İşverenlerinden borç alarak kendisi için bir ev yaptı. Borçlarını ödeyebilmek için kendi adına işler alarak evde de çalışmaya başladı. Sullivan’ın bunu öğrenmesi üzerine 1893’te işten çıkarıldı. Bir süre sonra kendi işini kurdu. Genellikle konut tasarımı üzerinde yoğunlaştığı 16 yıl boyunca son derece üretken bir biçimde çalıştı. Wright, gelişen Ortabatı Amerika’nın geniş açık alanlarına uygun, yeni bir konut mimarlığı arayışı içindeydi. Manzarayla bütünleşen, alçak, simetrik olmayan, el yapımı gereçlerle, “bozkır mimarlığı” olarak tanınan bir üslup geliştirdi. Wright aynı dönemde, Chicago’da birçok konutun ve resmi yapının aralarında bulunduğu 50’yi aşkın binaya imzasını attı. 1916’da Tokyo’da, en önemli yapıtlarından biri olan Imperial Otel’ in tasarımı üzerinde çalışmaya başladı. Bu otelde daha önce örneği olmayan bir yapı sistemi uyguladı. Çelik ve beton kullanarak, oteli çamurlu bir alanın üzerine kurdu. Japonya’nın şiddetli depremlerine karşı koyacak biçimde tasarlanan otel 1923’teki büyük depremden sonra Tokyo’da ayakta kalan tek yapı oldu. 1930’larda yeniden yoğun bir biçimde çalışmaya başladı. O dönemin en ünlü yapılarından biri de Wisconsin’daki Racine’de balmumu üreticisi S. C. Johnson şirketinin yönetim merkeziydi. Cam bloklarla ve tuğlayla kurulan yapının iç mekânlarında tepeden aydınlatma sistemi uyguladı. Aynı dönemde gerçekleştirdiği, Pennsylvania’daki Fallingwater’da, J. Kaufmann için bir çağlayanın üzerine kurduğu “Şelale Evi” ve New York’ta aşağı doğru daralan bir sarmal biçimdeki Guggenheim Müzesi Wright’ın olağanüstü düş gücünü yansıtan örneklerdir. Wright Guggenheim Müzesi’ni tamamlayamadan öldü. Wright, Japon, Akdeniz ve Maya uygarlıklarının mimarlık üsluplarından büyük ölçüde etkilenmişti. Değişik üslupların yetkin bir bireşimi olarak gerçekleştirdiği yapılarıyla 20. yüzyılın en büyük mimarı olarak tanındı.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başvuru Kaynakları