Hidrosfer (Su Küre)

Yeryüzü üzerindeki okyanuslar, denizler, göller, akarsular ve yer altı suları su küreyi oluşturur. Yeryüzünün 3/4’ü sularla kaplıdır. Yeryüzünün üstündeki sular sürekli hareket hâlindedir. Güneş’in etkisiyle okyanuslardan, denizlerden ve göllerden sular buharlaşır. Buharlaşan sular atmosferin ilk tabakası olan troposferde birikerek bulutları oluşturur. Bu bulutlar rüzgârın etkisiyle hareket eder. Bulutlar soğuk bir bölgeye rastlayınca yağmur, kar ve dolu şeklinde yeniden yeryüzüne iner. Yeryüzüne inen bu yağış suları, akarsularla göl ve denizlere taşınır. Akarsular, göller ve denizlerdeki su, bir süre sonra buharlaşarak tekrar atmosfere yükselir. Bu olaylar sürekli devam eder. Suyun bu şekilde devamlı olarak yer değiştirmesine suyun doğal çevrimi denir.

Rüzgâr ve denizlerdeki yoğunluk farkından dolayı denizlerde akıntılar oluşur. Dünya’nın kendi etrafında dönmesi ve gelgit olayı, akıntıların yönü üzerinde etkilidir.

Yeryüzündeki sular, karalara göre daha geç ısınır ve soğur. Su birçok maddeye göre çok daha zor ısınır. Çünkü ısınma ısısı (belirli bir hacmin sıcaklığının bir derece yükselmesi için gerekli ısı) oldukça yüksektir. Ekvator bölgesi diğer bölgelerden daha fazla ısındığından, deniz suları daha sıcaktır. Bu sular Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki hareketiyle, ekvator civarından kuzeybatı yönüne akar. Böylece sıcak su akıntıları oluşur. Bunlardan biri olan Gulfstream sıcak su akıntıları Kuzey Avrupa ikliminin ılıman ve yağışlı olmasını sağlar. Aynı enlemlerde bulunan Kanada ve ABD’nin doğu kıyılarındaysa Labrador akıntısı iklimin soğumasına neden olur.

Suyun doğal çevrimi: Güneşin ısı etkisiyle okyanuslardan, denizlerden, göllerden buharlaşan sular, atmosferin ilk tabakası olan troposferde birikerek bulutları oluşturur. Rüzgarın etkisiyle hareket eden bulutlar, soğuk bir bölgeye rastladığında su buharı soğuyarak yoğunlaşır. Yağmur, kar, dolu olarak yeniden yeryüzüne döner. Yeryüzüne dönen bu yağış suları, akarsularla göl ve denizlere taşınır. Bir kısmı da geçirgen tabakalardan süzülerek yer altındaki kil gibi geçirgen olmayan katmanlarda birikir ve yer altı sularını oluşturur. Yer altı su kaynakları, yer altında hareket ederken kendiliğinden yeryüzüne çıkabilir. Bu sulara kaynak suları denir. Kaynak suları da akarsuları oluşturur. Bu akarsular göl ve denizlere akar. Akarsular, göller ve denizlerdeki su, bir süre sonra buharlaşarak tekrar atmosfere yükselir. Bu olaylar buharlaşma ve yoğunlaşma şeklinde sürekli devam eder. Buna suyun doğal çevrimi denir.Suyun doğal çevrimi sayesinde, yerkürdeki su miktarı hep aynı kalır. Dünyanın her bölgesine düşen yağış miktarı aynı olmadığı için bazı bölgelerde su sıkıntısı çekilir. Bu nedenle yağmur ve kar suları barajlarda biriktirilerek içme, kullanma, sulama ve elektrik enerjisi üretmek için kullanılır.

Deniz Akıntıları: Denizler arasındaki yoğunluk farkından, rüzgar ve gelgit olaylarından dolayı denizlerde akıntılar oluşur. Dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesi sonucu sürekli rüzgarlarda ve dolayısıyla da akıntılarda sarma olur.Ekvator bölgesinin diğer bölgelerden daha fazla ısınması nedeniyle bu bölgede deniz suları daha sıcaktır. Bu sular dünyanın kendi ekseni etrafındaki hareketiyle, ekvator civarından kuzeybatı yönüne akar. Meksika körfezinden dönüp, İskandinavya kıyılarına yönelerek Golfstrim sıcak su akıntısını oluşturur. Bu akıntı Kuzey Avrupa ikliminin ılıman ve yağışlı olmasını sağlar. Oysa aynı enlemlerde bulunan Kanada ve ABD’nin doğu kıyılarında ise Labrador akıntısı iklimin sertleşmesine neden olur.Kuzey ve güney yarım kürelerde esen alize, batı rüzgarları ve kutup rüzgarları da akıntıların oluşmasına yol açarlar. Bu akıntılar geçtikleri yerlerde sıcaklıklarına göre çeşitli iklim değişikliklerine neden olurlar.Ülkemizdeki denizler arasında da akıntılar vardır. Bu akıntılar, denizlerin tuzluluk oranlarının, sıcaklık ve su seviyelerinin farklı olmasından kaynaklanır. Denizlerin tuzluluk oranı buharlaşma derecesine, denizlere tatlı su taşıyan akarsuların getirdiğ su miktarına bağlıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir