İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Madenler, kayalar ve fosiller

Petroloji, taşları inceleyen bilimdir. Derinlerden gelmiş magmatik taşların, yavaşça yukarı çıkarılan (plütonik) veya birden püskürenleri (erüptif taşlar), erozyon sonucu toplanan maddelerin bileşiminden oluşan çökelti taşları ve diğer iki kategoride bulunan taşların değişime uğramasıyla ortaya çıkan başkalaşım taşlarıdır. Bu taşları oluşturan madenlerin fiziksel ve kimyasal özelliklerini, kökenini ve bileşimini kristal bilimi ve mineraloji inceler. Paleontolojinin konusu olan fosillere gelince, onlar, yüz milyonlarca yıl süren evrim sırasında değişime uğramış bitki ve hayvan kalıntılarıdır. Bir maddenin özelliklerini belirlemek için onun pek çok karakteristik özelliğini; yoğunluğunu, sertliğini, kırığının görünüşünü, kendisini meydana getiren kristallerin yapısını, rengini, parıltısını yani ışığı nasıl yansıttığını ve çizgisini seramiğe sürtüldüğü zaman nasıl bir iz bıraktığını incelemek gerekir.

Yanardağ
Yanardağ

Ergiyen kayalar
Volkanik patlamaların büyük bir çoğunluğu denizin altındadır. Okyanusların dibindeki bazaltik lavlarla andesik lavların miktarı azdır ama insan için daha tehlikelidirler (Pasifik’te, ateş kuşağındaki volkanlar). Büyük çalkantılar sonucu kıtaların yüzeyine yayılan lavlar geniş platolar oluşturmuştur. (Hint, Sibirya, Brezilya gibi). Ve bir dizi halinde patlayan yanardağlar da var olan eski çukurları yok etmişlerdir (Fransa’da Puya Sıradağları).

Toprağa gömülen şehir
24 Ağustos 79. Yakıcı sıcak havada şiddetli bir sarsıntıyı, gök gürlemesi izliyor. Şaşkın Pompeililer, Vezüv’ün ikiye bölündüğünü görüyorlar. Kor halinde taşlar, dolu gibi şehrin üzerine yağmaya başlıyor. Bunu küller izliyor. Bütün bir ailenin taşlaşmış vücutlarını olaydan 1800 yıl sonra bulan arkeolog şehrin yok oluşunu bu şekilde açıklıyordu.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 × 4 =