Martin Luther Ve Reform Hareketi

(1483 Eisleben, Almanya – 1546 Eisleben, Almanya) Reform hareketinin lideri Martin Luther, 10 Kasım 1483’te Almanya’da varlıklı bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. Luther’in bakır madenlerinde çalışan babası, ocakların birkaçını da kiralayarak elde ettiği gelirle onun iyi bir öğrenim görmesini sağladı. 1501’de Erfurt Üniversitesine başlayan Luther, 1505’te yüksek lisansını burada tamamlayarak keşişler tarikatına katıldı. 1507’de papaz oldu. 1508’de Wittenberg Üniversitesinde yüksek ilâhiyat eğitimini tamamladı. Bazı keşişlerin isteklerini Papa’ya iletmek üzere seçildi. Bu amaçla yola çıkan Luther, papalığın merkezi Roma’ya vardığında, din adamlarının hafif davranışları ve dünya işlerine düşkünlüğüyle karşılaştı ve çok şaşırdı.

Martin Luther’in bu durum karşısında düştüğü şaşkınlık, ilâhiyat konusunda farklı bakış açılarını dikkate almasını ve üzerine düşünmesini sağladı. 1512’de ilâhiyat doktorasını tamamladı ve ilâhiyat alanında profesörlük yaptı.

31 Ekim 1517’de Wittenberg Kilisesinin kapısına çaktığı “Doksan Beş Tez”iyle Martin Luther, Katolik kilisesiyle karşı karşıya geldi. Luther’in tezlerinde ele aldığı konu endüljanslarla ilgiliydi. Papalığın endüljans yetkisine karşı çıkmadan, günahların dünyevi cezasının para karşılığı ödenmesi anlamına gelen endüljans uygulamasını eleştirdi. Luther tezleriyle büyük bir tartışma başlattı. Bu tartışma, matbaa sayesinde yerel bir sorun olmaktan çıktı ve Reform hareketlerinin oluşması için zemin hazırladı.

1520’de Papa’nın bir fermanıyla Luther’in yazıları yakıldı. Aynı yıl Luther, kilisenin ikiyüzlülüğü üzerine kaleme aldığı yazısında Alman prenslerine, şövalyelere ve yöneticilere seslendi. Ardından bir bildiri daha yazarak din adamları ve ilâhiyatçılara seslendi.

Roma’da, Luther’in hakkında başlatılan resmi işlemler Ocak 1521’de Luther’in aforoz edilmesiyle sonuçlandı. Nisan 1521’de yola çıkan Luther’e, Alman halkı desteğini coşkusuyla gösterdi. Görüşlerini geri almayacağını; ama tartışmaların şiddetinden dolayı özür dileyebileceğini söyleyen Luther’in kendisi de toplumsal huzursuzluktan kaygılanıyordu. Kendisini destekleyen şövalyeler kralı tehdit ediyor, köylüler sokaklarda bayraklarını dalgalandırıyordu.

Kralın verdiği dokunulmazlık belgesiyle hareket edebilen Luther, tarafsız yargıçlar huzurunda duruşmaya çıktı. Duruşma, Luther’in yasa dışı ilân edilmesi ve yazılarının yasaklanmasıyla sonuçlandı. Bunun üzerine kaçırılma süsü verilerek Luther, Wartburg Şatosu’na yerleştirildi. Burada, meslektaşlarını da kattığı çalışmayla İncil’i Almancaya çevirdi.

1522’de İncil çevirisini tamamladıktan sonra Luther ortaya çıkarak yeniden vaazlar vermeye başladı. Gerçekte Luther, hem Katoliklere hem de fanatik Reformculara karşı çıkıyordu. 1523’te kaleme aldığı yazıda yasal yönetime karşı gelmenin günah olduğunu söylediyse de 1524’te Köylü Savaşı başladı. Luther, köylülerin haklı istekleriyle ilgilendi. Bununla birlikte 1525’te, köylü ayaklanmasına karşı sert karşı çıkışın da yanında yer aldı.

İlâhiyat konularında oldukça titiz davranan ve doğru öğretilerin benimsenmesini savunan Martin Luther’in görüşleri, Luthercilik olarak tüm Avrupa’ya yayıldı. Luthercilik, Avrupa’nın bazı kesimlerinde Reform hareketi olarak kök salarken, bazı kesimlerinde de karşıt görüşlerle değerlendirildi. Hristiyanların bu dünyadaki görevleri ve insanların dünyevi yaşamlarının önemiyle ilgili görüşleri Protestanlığın temellerinde yer aldı.

Doğru gördüğü düşüncelerini son nefesine kadar savunan ve uzlaşmazlıklara aracılık yapacak kadar da tarafsız olabilen Luther, 1546’da öldü.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir