Metodoloji (Yöntem Bilimi)

Mantığın, çeşitli bilim dallarının yöntemlerini, metotlarını konu alan bilim dalı, yöntem bilimi. Kelime kökü : Grekçe (antik yunanca): meta+hodos+logos kelimelerinden türemiştir. Eski felsefe ve bilimde “logos” = söz, konuşma . Yöntembilim (metodoloji) Dar anlamı ile, belirli bir alanda kullanılan bütün metodlar, geniş anlamı ile, metodların bilim ve felsefesi olarak açıklanabilir.

Metodolojinin kapsamına, metodların temellendirilmesi, metodların kaşılaştırılması,eşleştirilmesi,değerlendirmesi, geliştirilmesi, yeni metodlar aranması ve işlemleri girmektedir.

Metodoloji genel olarak belli bir bilimde uygulanan yontemlerin tümü şeklinde adlandırılır. Yeni yöntemler bulmaya çalışan bilim olarak tanımlandığı gibi, mantığın bilimsel yöntemlerini inceleyen bölümünü de açıklar. Tek tek yöntemlerden farklı olarak yöntemler üstüne genel bir kavramdır. Yöntemleri birbiriyle karşılaştırarak aralarındaki bağları ve nesnel dayanaklarını araştırır, daha geniş kapsamlı yöntem dizgeleri oluşturmaya çalışır.

BİLİMSEL METODOLOJİ

Bir bilginin (knowledge) bilimsel olabilmesi için nesnel (objective) bilgi olması gerekir. Bunun için de önce tasvir edilmesi (betimleme: description) , sonra tarif edilmesi (tanımlama: definition) , akabinde ölçülmesi (measurement) ve nihayette tasnif edilmesi (sınıflama: classification) gerekir. Bu şekilde elde edilen bilginin bir ‘bir işe yarama potansiyeli’ olması gerekir ki üzerinde çalışılmaya değsin.

Bu safhalardan geçmeyen bilgiler ve onların temsil ettiği varlıklar özneldir (subjective) , dogmatik vasıflıdır ve bilmin tarifi ve metodolojisi dışındadırlar. Bunlar inanç, itikat veya iman konusudur; değiştirilemez, tartışılamaz çünkü aşağıda anlatacağımız şekilde sınanamazlar. Dini, metafizik ve mistik bilgiler bu özelliktedir. Bunların bilime enjeksiyonu ancak kaos yaratır.

Daha sonra bu bilgiden hareketle bir ön fikir (assumption: zan) üretilir; yani ‘zannedilir’. Bu ön fikir mevcut bulgular, teoriler (theory: kuram) ve varsayımlarla mukayese edildikten sonra bir varsayım (hypothesis) ortaya atılır. Bu hipotezi test edip geçerli (valid) , güvenilir (reliabl) kılabilmek için bir araştırma deseni (design) inşa edilir. Eğer bu iş için kullanacağımız gereçler (tool) geçerli ve güvenilir değilse, önce bunlar tasarlanıp geçerlilik ve güvenilirlik analizleri yapılarak kullanılabilir hâle getirilir. Önceden bu aşamalardan geçmiş araçlar mevcut ise tabii ki kullanılabilir.

Araştırmanın geçerliliğini ve güvenilirliğini en önemli olarak belirleyen hususlardan bir tanesi de tarafsızlık (non-biasedness) ilkesidir. Hipotezimizi sınamak istememiz, araştırmamızın veya deneyimizin tarafgir olmasını asla gerektirmez, hâttâ doğrusu olmamasıdır. Bu sebeple de, deseni hazırlarken yanlış pozitif (false positive) veya yanlış negatif (false negative) sonuçlardan bizi koruyacak bütün bulaşıklıklardan (contaminations) arınmış olmalıyızdır. Sonucu bu yönlerde etkileyebilecek bütün harici veya dahili etkileri olabildiğince asgariye düşürmemiz gerekir.

Daha sonra araştırma veya deney yapılır. Sonuçlar dünyaca kabûl görmüş istatistiksel analizlerden geçirilir. Bunu yaparken şuurdışı veya şuurlu tarafgirlikten kaçınmak için konuya kör (blind) bir istatistikçi tarafından da sonuçlar gözden geçirilir.

Yayın aşamasında, sonuçların anlamlılığı (significance) , bunun derecesi ve varsayımın haklılık derecesi tartışılır. Çalışmanın kısıtlılıkları (limitations) varsa (yeterince örneklem olmaması, kaçınılmaz bulaşıklıkların muhtemel etkileri vs.) bunlar dürüstçe belirtilir.

Daha sonra bu yazı güvenilir ve hakemli bir dergiye gönderilir. Hakemlerden gelen eleştiriler sebebiyle gerekirse 10-15 kere gözden geçirilir (revision) .

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir