Milet

Batı Anadolu’da, Büyük Menderes Irmağı’nın ağzına kurulmuş antik kent. İyon lehçesinde Miletos ve Dor lehçesinde Milatos olan kentin adı, Girit Adası’ndaki Milatos kentinden geldiği söylenmektedir.

Kentin ilk olarak Karialılar (Carian’lar) ya da Giritliler (Cretanlar) tarafından kurulduğu düşünülmektedir. Milet tarıma oldukça uygun ve bereketli topraklarda bulunmasına karşın, denizcilik daha çok gelişmişti. Mısır’dan Karadeniz’e kadar uzanan pazarların katkıları sayesinde Milet, deniz ticaretinde büyük gelişme kaydetmiş ve hem politik hem de kültürel alanda İyonya’nın lideri olmuştu.

Kent M.Ö. 500’lü yıllardan itibaren pek çok savaşlara ve tarihsel olaylara sahne oldu; bu olaylar sonrası Lidya Krallığı, Persler, Attica-Delos Deniz Birliği, Atinalılar ve Romalılar’ın egemenliği altına girdi.

İskender’in ölümünden (M.Ö. 314) ve Ipsus Savaşı’ndan (M.Ö. 301) sonra, Milet, Seleucus Krallığı egemenliği altına girdi. Helenistik dönemde Milet, aralıklarla Ptolemies, Seleucus ve Pergamum Krallıklarının etkisinde ve egemenliğinde kaldı. Magnesia ve Sipylum Savaşı’nın ardından yapılan Apamenia (M.Ö. 188) Antlaşmas ile de özerkliğini kazandı. Daha sonra, İyon kentleri arasında metropol düzeyine ulaştı. M.S. 3. yüzyıldan başlayarak, bu parlak dönem yavaş yavaş kötüye gitmeye başladı. Kent, limanlar alüvyonla doldukça, etrafı bataklığa döndükçe ve sıtma tehlikeli boyutlara ulaştıkça terk edilmeye başlandı.

Bizans döneminde, sınırları oldukça daralan kentin duvarları yeniden inşa edildi ve bazı binalar onarıldı. Bölge, Malazgirt Savaşı’ndan sonra Türklerin ani saldırılarına uğradı ve zayıfladı. Milet daha sonra 1279 yılında Caria bölgesinde kurulan Menteşeoğulları Beyliği’nin yönetimi altına girdi ve Osmanlı dönemine kadar durum bu biçimde devam etti. Kent, Menteşe Emiri İlyas Bey döneminde tekrar ilerleme gösterdi, birçok hamam ve cami inşa edildi. Palatia adı Balat olarak değiştirildi. Bu dönemde ticarette de canlanma oldu.

1424’te Balat, II. Murat tarafından Osmanlı Devleti sınırları içine alındı. Cumhuriyetin ilânına kadar geçen sürede, şehir yavaş yavaş köye dönüştü ve 17. yüzyılda tamamen terk edildi. Milet kalıntıları arasında bulunan Balat Köyü, 1955’teki depremde tamamen yıkıldı ve yaklaşık olarak Milet’in 1 km güneyinde yeni bir yerleşim yerine taşındı.