Milli Edebiyat

Türkçülük akımının etkisinde gelişen, konu, biçim, duygu ve düşüncede yabancı etkilerden uzaklaşıp ulusal niteliklere yakınlaşan edebiyat akımı.

Milli Edebiyat’ın hareket noktasını ulusal kaynaklara yönelmek oluşturur. Dilde yalınlaşma, aruz ölçüsü yerine hece ölçüsü kullanma ve içerik sorunlarına yönelmeyi temel alır. Bu akım, Genç Kalemler dergisinde Ömer Seyfettin’in yayımladığı Yeni Lisan adlı bir yazıyla başladı. Hareketi Mehmet Emin Yurdakul, Türkçe Şiirler (1899) adlı yapıtıyla destekledi. Ziya Gökalp’in Türkçülük konusundaki yazılarıyla ve eski Türk kaynaklarına yönelip Türk destanlarını işlemesiyle ivme kazandı.

Akım, Ömer Seyfettin’in o döneme göre oldukça yalın ve anlaşılır bir Türkçe ile yazdığı öykülerinde kendini yoğun olarak gösterdi. Milli Edebiyat akımını benimseyen yazarlar ulusal bir yaklaşımla değerli yapıtlar yazdılar. Refik Halit Karay, Reşat Nuri Güntekin, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Halide Edip Adıvar yapıtlarında Anadolu insanını ve sorunlarını konu edindiler. İstiklâl Marşı’nın yazarı Mehmet akif Ersoy, Yahya Kemal Beyatlı ve daha sonraları Beş Hececilerden Faruk Nafiz Çamlıbel şiirleriyle Milli Edebiyat akımının temsilcileri oldular. Milli Edebiyat akımı, cumhuriyet döneminin ileriki yıllarında gelişen toplumcu edebiyata temel oluşturdu.