Mimarlık

İnsanların tarihleri boyunca barınma, eğitim, kültür, sağlık, savunma türünden işlerini gerçekleştirmek üzere kullanışlı, sağlam ve beğenilerine uygun güzellikte yarattıkları yapı sanatı. Bu sanatın inceliklerine sahip olan, bir yapının tasarımından ve yapımının takibinden sorumlu olan kişiye mimar denir.

Mimarlık farklı bölgelerin coğrafi ve iklim özellikleriyle insanlarının toplumsal, ekonomik ve kültürel özelliklerine göre farklılıklar göstererek, değişerek yüzyıllar içinde gelişmiştir. Gerçek anlamda ilk mimari yapılar insanların avcılıktan tarımsal döneme geçişiyle birlikte yerleşik bir yaşamı kurmaya başlamasıyla ortaya çıkmıştır. İnsanlar göçebeliği bırakıp bir yer edinme çabasıyla evler yapmış, tanrıları için tapınaklar oluşturmuş ve ölüleri için mezarlar, anıtlar meydana getirmişlerdir.

Mısır’da, Nil Irmağı’nın kıyısında bir araya gelen ve Eski Mısır uygarlığını yaratan Mısırlıların yaklaşık M.Ö. 2700’lerde inşa ettikleri basamaklı piramit, taş mimarlığının ilk örneklerindendir. Mısır Firavunu Zoser’in isteğini yerine getiren Eski Mısır’ın ünlü mimarı ve bilge kişisi İmhotep de taş mimarlığının başlatıcısı olmuştur.

İlk Mısır piramidinin yapılmasından yaklaşık bin yıl sonra Girit, Makedonya ve Doğu Akdeniz kıyılarında Yunan uygarlığı ortaya çıkmaya başladı. Yunan uygarlığı zamanla güney Avrupa’dan Orta Doğu’ya kadar çok geniş bir coğrafyada etkili oldu. Bulundukları her yerde tapınaklar, saraylar yaptılar ve yeni kentler kurdular. Eski Yunan mimarlığının en güzel örneklerinden biri M.Ö. yaklaşık 750-500 yılları arasında geliştirdikleri Dor ve İyon mimari üslübunda Atina’da yaptıkları Parthenon Tapınağı’dır.