Minyatür

Kâğıt, parşömen, fildişi vb malzemeler üzerine küçük boyutlu resim yapma sanatı. İlk minytürler M.Ö. 2. yüzyılda Mısır’da papirüsler üzerine yapıldı. Bazı Yunan ve Roma el yazmalarında da kullanıldı. Beşinci ve 6. yüzyıllarda Bizans, Süryani ve Kopt sanatlarında önem kazandı. Avrupa’da 6. ve 7. yüzyıllarda İrlanda-Sakson okulunun eserleriyle gelişme gösterdi. Sekizinci yüzyılda Avrupa minyatürü Charlemagne sarayında gelişme gösterdi.

Romantizm döneminde minyatür portre bütün Avrupa’yı sarsa da fotoğrafın yaygınlaşmasıyla önemini yitirdi. İslâm dünyasında el yazması kitaplar minyatürlerle zenginleştirilirdi. Minyatür yapan sanatçılara nakkaş ya da musavvir denirdi.

Büyük Selçuklu Devleti’nin dağılmasından sonra Mezopotomya çevresindeki bölgesel devletlerde ve Anadolu Selçuklu Devleti’nin egemen olduğu bölgelerde minyatürlü el yazmaları hazırlandı. Anadolu Selçuklu minyatürlerinin bir kısmı, Abbasiler döneminde Arapçaya çevrilmiş tıp, botanik ve astronomi gibi bilimsel içerikli konularda yer almıştır. Ayrıca edebi yapıtlar olan mesnevi ve öykü kitaplarında da yer aldı. Bu eserlerde İslâm düşüncesine uygun soyut bir tarz hâkimdir. 13. Yüzyılın sonlarına doğru hazırlandığı düşünülen Kelile ve Dimne adlı eserde de minyatür sanatı kullanılmıştır.

Osmanlı döneminde minyatür II. Mehmet döneminde başladı. II. Bayezit döneminde minyatürlü el yazması kitaplar yaygınlaşmaya başladı. Tarih ve sultanların yaşamı konusundaki kitaplarda da minytürler kullanılmaya başlandı. Firdevsi’nin Süleymanname adlı eseri bu kitaplara örnektir. I. Selim (Yavuz) döneminde yapılara ve insan tiplerine de yer verildi. I. Süleyman döneminde minyatür sanatının en parlak yılları oldu. İnsan yüzleri şematik, giysiler gerçeğe yakın yapılıyordu. Bu tarzın en önemli temsilcisi Matrakçı Nasuh’tur. II. Selim (1566-1574) ve III. Murat (1574-1595) dönemşerinde de minyatür sanatı devam etti. Bu dönemlerde mekanla ele alınan biçimler ve kişiler arasında organik bir birlik sağlandı. On sekizinci yüzyılın ilk yarısı Osmanlı minyatürünün son parlak dönemi oldu. On sekizinci yüzyılın ikinci yarısı Batı kültürüne artan ilgi nedeniyle minyatür etkisini yitirdi ve 19. yüzyılda yerini Batı resmine bıraktı.