Mozaik

Çeşitli renklerdeki taş, metal, cam, çini ya da deniz kabuğundan küçük paçaların bir zemin üstünde yan yana getirilmesiyle yapılan yüzey bezemesi. Teserra adıyla da bilinen mozaik parçaları harç ya da yapıştırıcı maddeyle duvar ya da döşeme üzerine desen meydana getirecek şekilde yapıştırılır. Mozaik resimle benzerlik gösterir. İkisi de bir desen ya da imgeyi iki boyutlu olarak betimler ve ikisi de büyük boyutlu yüzeyleri bezemeye uygun tekniklerdir. Ancak mozaikte renk sınırı vardır; bu da kullanılan sınırlı malzemeden kaynaklanır. Buna bağlı olarak ışık-gölge karşıtlıklarını yansıtma açısından da sınırlıdır. Bilinen en eski mozaik M.Ö. 8. yüzyıldan kalmadır ve çakıl taşlarından oluşturulmuştur. M.Ö. 5. yüzyılda Yunanistan’da biraz daha geliştirilen bu teknikle, siyah, beyaz ve gri renklerdeki çakıltaşlarıyla yol ve döşemeler bezeniyordu. M.Ö. 4. yüzyıldaysa daha farklı bir etki oluşturabilmek için çakıl taşları kırmızı ve yeşile boyanarak kullanılmaya başlandı.

Helenistik dönemde mozaiklerde cam kullanılmaya başlandı böylece daha fazla renk kullanabilme olanağı doğdu. Erken Hristiyanlık döneminde camın üstüne metal varak kaplanarak altın ve gümüş teserra yapılması keşfedildi. Romalılar konutlarının yer döşemelerinde yaygın olarak mozaik kullandılar. İslâm ülkelerinde mozaikler çok fazla tercih edilmedi ancak İslâmın ilk zamanlarında Bizansla kurulan ilişkiler sonucunda Şam’daki Emeviye Camisi, Kudüs’teki Kubbetü’s-Sahra gibi yapılarda Bizanslı mozaik sanatçıları mozaik duvar bezemeleri yaptılar.

Avrupa’ya yayılan Bizans mozaik sanatı Rönesans’ın gerçekçilik arayışı nedeniyle etkisini kaybetti. On yedinci yüzyılda comesso adı verilen küçük duvar panoları ve masa tablalarına yapılan mozaik türü oluştu. On dokuzuncu yüzyılda mozaik sanatı Avrupa’da yeniden canlandı. Yirminci yüzyılda Meksikalı sanatçılar Mexico’daki modern binaları bezemede mozaik kullandılar. Türkiye’de Bedri Rahmi Eyüboğlu mozaik sanatının modern temsilcilerinden biridir.