Muz

Bir çeneklilerin muzgiller familyasından, çok yıllık otsu bir bitki ve bunun meyvesi. Tropikal ve astropikal bölgelerde yetişir. Meyvesi ağaçtan uzanan salkımlarındadır. Sıkışık bir salkımda 100’den fazla meyve sayılabilir. Salkımın ağırlığı 50 kg’ı geçebilir. Ağacın boyu 5 m’ye ulaşabilir.

Muz, Güneydoğu Asya’dan çıkmıştır. Ana vatanı Güney Çin, Hindistan ve Hindistan ile Avustralya arasında kalan adalardır. Muz bitkisi ülkemize ilk kez 1750’li yıllarda Mısır’la ilgisi olan zengin bir aile tarafından süs bitkisi olarak getirilmiştir. O yıllarda daha çok süs bitkisi olarak yetiştirilen muzun meyve verdiğinin görülmesi üzerine, 1930’lu yıllardan sonra meyvesi için ticari amaçla yetiştirilmeye başlanmıştır.

Muz meyveleri henüz yeşilken toplanır. Meyve zamanla depolarda olgunlaşır. Meyve çekirdeksiz olduğundan bitki kökteki yumrularla çoğaltılabilir. Muz, şifalı bitki, beyin gıdası ya da afrodiziyak olarak ünlenmiştir. Gövdeler bir ay suda ıslatılıp özel tarakla tarandığında ortaya çıkan elyafdan ilkel usullerle saç örgüsü gibi halat örülebilir. Muz liflerini Afrika’daki yerli halk, şapka, hasır ve hediyelik eşya yapımında kullanır. Avrupa’da gemi halatı, oto döşemeleri yapımında da kullanılır. Muz gövdesinin, yaprak sapının ya da salkımının suyu çok güçlü bir kan kesicidir.