Nevşehirli Damat İbrahim Paşa

  • Kimdir?

Nevşehirli Damat İbrahim PaşaOsmanlı Devleti’nin ünlü sadrazamlarından biri. Damat İbrahim Paşa, Muşkara Köyü’nde dünyaya geldi. Daha sonra doğum yeri olan bu köyü imar ederek, köye Nevşehir adını verdi. İstanbul’a gelerek sarayda görevlerde bulundu. Zekâ ve bilgisiyle kısa sürede yükselen İbrahim Paşa, III. Ahmet’in kızı Fatma Sultan ile evlenerek damat unvanını aldı. Bundan sonra yönetimdeki etkisini artıran Damat İbrahim Paşa, 1718 yılında sadrazamlığa getirildi.

Sadrazam Damat İbrahim Paşa, Osmanlı Devleti’ni eski gücüne kavuşturmak için Avrupa’dan esinlenerek çeşitli ıslahatlar gerçekleştirdi. Bu ıslahatlar, Lâle Devri olarak anılan dönemde gerçekleşmiştir. Lâle Devri, bir yönüyle zevk ve eğlence, bir yönüyle de pek çok yeniliğin gerçekleştirildiği bir dönem olmuştur. Lâle Devri’nde yönetimde bulunan Padişah III. Ahmet, önceki padişahların aksine, Avrupa devletlerinde yapılan yenilikleri merak ederek Avrupa ile ilişkilere başladı. Bu konuda ona büyük destek veren, dönemin sadrazamı Damat İbrahim Paşa oldu. Damat İbrahim Paşa, devletin 1718 Pasarofça Antlaşması ile toprak kaybına uğramasının ardından gelebilecek kayıpları önlemek ve Avrupa’nın askeri gücünün kaynağını öğrenmek amacıyla, önce Viyana’ya, ardından da Paris’e bir elçi heyeti gönderdi.

Damat İbrahim Paşa tarafından Paris’e elçi olarak gönderilen Sait Çelebi, Paris’te gördüğü matbaadan etkilendi. Sait Çelebi, matbaanın Osmanlı Devleti’nde de açılması için, sadrazamı ikna etti. Sait Çelebi, padişahtan alınan özel bir fermanla sonradan bu işi sürdürecek olan İbrahim Müteferrika ile birlikte ilk Türk matbaasını kurdu (1727). Bu matbaada dini eserlerin dışındaki eserler basılmaya başlandı. Doğu ve Batı klâsiklerinden ilk defa Türkçeye çeviriler yapıldı. Yalova’da bir kâğıt fabrikası kuruldu. İstanbul’daki yangınları söndürmek için yeniçerilerden oluşan bir itfaiye örgütü oluşturuldu. İstanbul’da kumaş fabrikası açıldı. Ülkemizde ilk çiçek aşısı uyguladı.

Lâle Devri’nde yapılan yenilikler, halk tarafından kabul görmüyordu. Hatta bu dönemdeki zevk ve eğlenceye düşkünlük ekonomik ve sosyal sorunların nedeni olarak görülüyordu. Lâle Devri, Patrona Halil Ayaklanması ile sona erdi (1730). Ayaklanma, zevk ve eğlenceye dalıp halkın sorunlarını unutmakla suçlanan Padişah III. Ahmet’in tahttan indirilmesi ve Sadrazam Damat İbrahim Paşa ve diğer devlet adamlarının öldürülmesiyle sona erdi.

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir