Padişah III.Mustafa

Yirmi altıncı Osmanlı Padişahı. Sultan III. Mustafa 1717 yılında Edirne’de doğdu. Babası III. Ahmet, annesi Mihrişah Sultandır. III. Mustafa, annesinin desteğiyle iyi bir eğitim alarak yetişti. Sarayda serbest olarak büyüdüğü için devlet işlerini de yakından öğrenme fırsatı oldu. Çok zekiydi ve çalışmayı da çok seviyordu.

Padişah III.Mustafa1757 yılında tahta çıkan Sultan III. Mustafa, olgun ve tecrübeli bir sadrazam olan Koca Ragıp Paşanın önerdiği önlemleri uygulayarak sıkıntılara çözüm bulmaya çalıştı; ancak Koca Ragıp Paşanın ölümünden sonra dış siyasetteki dengeyi koruyamadı.

Rusya, 1739 yılında imzalanan Belgrad Antlaşması’ndan sonra Osmanlı Devleti’ne savaş açmamış; ama Balkanlarda ve öteki bölgelerde Türk düşmanlığı yapmayı sürdürmüştü. III. Mustafa, tüm bu gelişmeler üzerine harekete geçerek 1768 yılında Rusya’ya savaş açtı. Karada ve denizde uzun süre devam eden savaşta Osmanlı ordusu birkaç önemsiz başarının ardından art arda yenilgiler almaya başladı. Rus ordusu Tuna’ya doğru ilerleyerek Eflâk, Boğdan ve Kırım’a girdi. Öte yandan savaş Akdeniz’de de sürüyordu. Rusya, Belgrad Antlaşması gereği, donanmasını Karadeniz’e sokamıyordu. Bu nedenle Baltık Denizi’nden hareket eden bir Rus donanması, İngilizlerin de yardımıyla Cebelitarık Boğazı’nı geçerek Akdeniz’e girdi. Osmanlı donanmasıyla Rus donanması, Sakız Adası önlerinde karşı karşıya geldi. Burada yapılan savaşta yetersiz kalan Osmanlı donanması Çeşme Limanı’na sığındı. Rus donanması Çeşme Limanı’nda demirlemiş olan donanmanın üzerine ani bir baskın düzenleyerek Osmanlı donanmasını ateşe verdi (1770). Daha sonra Mora’ya yönelen Rus donanmasının, Mora halkını Osmanlılara karşı kışkırtması sonucunda ayaklanmalar çıktı. Osmanlılar ayaklanmaları bastırdı; ancak savaş Osmanlıların ağır yenilgileriyle sürdü. Çeşme felâketinden sonra Ruslar Çanakkale Boğazı’na kadar ilerlediler. Başarısızlıkla sürüp giden Osmanlı-Rus Savaşı’nın bütün acı ve huzursuzluğunu yaşayan Sultan III. Mustafa, bu savaşın Osmanlı Devleti açısından önemini biliyordu. Bütün olumsuzluklara karşın 1773 yazında bizzat ordunun başında sefere çıkmak istedi; ancak cephelerden gelen son yenilgi haberleri kendisini büyük üzüntü ve ümitsizliğe düşürdü ve 1774 yılında hayatını kaybetti.

Devletin bozulan düzeninin, yapılacak ıslahatlarla düzeleceğine inanıyordu. Ancak devlet kurumlarında yapılacak ıslahatların batı taklidi değil, devletin geleneksel yapısı içinde kuruluş temellerinin modernleştirilerek günün gereksinimlerine yanıt veren hâle getirilmesi gerektiğini düşünüyordu. Bunu da hukukçuların yapacağına güveniyordu. “Bir ülkenin hukukçusu bozulursa, adaleti de bozulur, adalet olmayan memlekette dirlik ve düzenlik kalmaz” diyordu.

III. Mustafa, Osmanlı Devleti’ni, içinde bulunduğu bunalımdan kurtarmak için askeri ve ekonomik reformlar yaptı. Yenilikler konusunda önceliği orduya veren III. Mustafa, topçu sınıfını güçlendirmek için Fransız ordusunda görev yapmış olan Baron de Tot’u görevlendirdi. Sür’at topçuları adında askeri bir birlik kurdu. III. Mustafa, denizciliğe önem vererek deniz subaylarının yetişmesi için Deniz Mühendishanesinin açılmasını sağladı. Tersane, dönemin gereklerine göre yenilendi ve savaş gemilerinin yapımına başlandı. III. Mustafa, devletin bozulan ekonomik düzenini düzeltmek ve hazine gelirlerini artırmak için bir dizi vergi reformuna girişti. Halka çok ağır gelen bazı vergilerin oranlarını azaltarak toplanmalarını kolaylaştırdı.