Su Kirliliği

İstenmeyen zararlı maddelerin (temizlik maddeleri, ilâçlar, endüstriyel atık maddeler, motorlu araç yağları, renkli ve çözünmüş maddelerle evsel atıklar) suya karışması olayı.

Endüstri kuruluşlarının suya verdiği her türlü atıkla birlikte, makinelerini soğutmak için kullandığı sular, lâğım suları, motorlu deniz araçlarının yağları, tanker kazaları, tarımda kullanılan organik ve yapay gübreler ve gelişigüzel atılan her türlü katı atık su kirliliğine neden olur.

Doğal sular bir ülkenin en büyük zenginliklerindendir. Doğal suların kirlenmesinin önüne geçmek için öncelikle endüstri kuruluşlarının atık su arıtımına önem vermeleri gerekmektedir. Bununla birlikte, yerleşim birimlerinin atık suları da arıtılmalıdır. Tarım alanlarında gübrelemeye dikkat edilmelidir. Çünkü bu gübreler yağışlarla akarak ve toprağa sızarak sulara karışmaktadır. Bu gübreler göllerde ve denizlerde plânktonların aşırı üremesine, dolayısıyla kokuşmaya ve oksijeni tüketerek ölüme neden olmaktadır.

Su Kirliliği Kaynaklı Toprak Kirliliği

Kentsel ve endüstriyel atık sular arıtılmadan su kaynaklarına bırakılmakta, dere, ırmak, göl gibi yüzeysel suları kirletmektedir. Su kaynaklarının kıt olması nedeniyle, bu sular içindeki kirletici ve zararlı maddeler toprağa karışıp birikmekte ve toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapısını bozmaktadırlar.Topraktaki kirlenme, zamanla ürünlere geçmekte, yetişen bitkilerin kirlenmesi bu bitkilerle beslenen canlı besin zincirini yok etmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir