"Enter"a basıp içeriğe geçin

Tasavvuf

Tanrı’nın varlığını ve evrenin oluşumunu varlık birliği anlayışıyla açıklayan dini ve felsefi akım. Sufizm olarak da bilinir. Tasavvuf düşüncesini yaşam biçimi olarak kabul eden kişilere mutasavvıf ya da sufi adı verilir. Tasavvuf, başlangıçta günah işlemekten sakınmak, dünya işlerini küçümsemek ve bunlardan uzak durmak, yalnızlığı seçerek sürekli Tanrı’yı anmak, kalbin ancak bu yolla temiz tutulacağına inanmak gibi düşünceler ve uygulamalarla ortaya çıkmıştır. 12. yüzyıldan sonra bir şeyh etrafında örgütlenen tarikatlar sayesinde yaygınlaşan tasavvuf düşüncesi günümüzde de varlığını sürdürmektedir.

Tarikatlar biçiminde örgütlenmekle birlikte tasavvuf, kişisel bir yaşam biçimi olma özelliğini bir ölçüde yitirerek belli kuralları, törenleri, giyimleri olan grup yaşamına dönüşmüştür. Tasavvuf bu yolla toplumsal yaşamın birçok alanında etkili olmuştur. Gezgin dervişler, İslam dinini yaymada önemli rol oynamış, Ahiler ekonomik yaşamın örgütlenmesine katkıda bulunmuşlardır. Tasavvuf edebiyatta ve güzel sanatlarda birçok yeni tarzın ortaya çıkmasına öncülük etmiştir.

İslâm tarihinde büyük önem taşıyan Tasavvuf düşüncesinde, Arapça, Farsça, Türkçe ve Urduca yazılmış ve tasavvuf edebiyatının altın çağının ürünlerini oluşturan tasavvuf şiirleri vardır. Mutasavvıfların tasavvuf düşüncesine uygun biçimde ibadetlerini yerine getirdikleri yer olan tekkeden adını alan tekke müziği de tasavvuf müziğini oluşturur. Çoğunlukla mutasavvıfların icra ettikleri tasavvuf müziği dinsel Türk müziğinin en gelişmiş dalıdır. Tasavvuf tarikatlarından müziğe en çok önemi veren Mevlevilerin yaptığı Mevlevi müziği Türk tasavvuf müziğinin en gelişmiş koludur. Geniş ölçüde sözlü müzik olan tasavvuf müziğinin repertuvarını ilâhiler oluşturur. Bektaşi nefesleri dışında, ilâhilerin pek çoğu hemen bütün tarikatlarda okunur.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başvuru Kaynakları