İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yaşamın İlk Yıllarında Canlılar

İlk zamanda hayat denizde büyük bir hızla çoğalıyordu. Burada değişik çağlardan hayvanlar gözüküyor, yumuşakçalar dipte Brakiopodlarla, Trilobitler’in yanında yaşıyorlar. Deniz hayatın yuvası olmaya devam ediyor. Canlı organizmalar denizde bol miktarda bulunurlar. Bazıları dibe kenetlenmiştir, bazdarın da (planktonları oluşturan mikroskobik yaratıklar gibi) su içinde yüzerler ya da suyu ileri doğru püskürterek, ustaca hareketlerle yer değiştirirler.

Wiwaxia
Wiwaxia

Bağalı ve kabuklu hayvanlar
Yaklaşık 580 milyon yıl önce, hayvan çeşitleri çoğalıyor ve sayıları artıyordu. Suyun içinde erimiş tuzları emerek kendilerine bağalar, kabuklar oluşturuyorlardı. Bu sert kısımlar ileride fosile dönüşecektir. Cambrien’in sıcak iklimi yeni hayvan türlerinin ortaya çıkmasını sağlamıştı. Bazıları, süngerler, kafadanbacaklılar ve karındanbacaklılar gibi her zaman yaşayan hayvanlar grubundandırlar. Diğerleri yok oldular ama fosillerini bıraktılar. Archaecyathe’larda olduğu gibi. Bu çok ilkel küçük hayvanların, etraflarında kalker tüpler vardı. Denizlerin dibinde birbirine yapışarak yaşarlardı, sonunda taşa dönüştüler. Böylece yaşam, toprağa izini bıraktı…

Garip Hayvanlar
Yaklaşık 500 milyon yıl önce, bir grup garip hayvan görülmeye başladı: Graptolit’ler. Sapların üzerinde sıralanmış tohum kaplarının içinde yaşayan çok küçük yaratıklardı. Saplar bir araya gelerek çeşitli şekillerde buketler oluştururlardı. Graptolitler bu şekilde bir araya gelerek kalabalık koloniler meydana getirirlerdi. Bu yaratıklar yaklaşık 400 milyon yıl önce yok oldular.

İlk Omurgalılar
Yaklaşık 450 milyon yıl önce ilk omurgalılar görülmeye başladılar. Bunlar çenesiz oldukları için “çenesiz balıklar” diye anılıyorlar, çünkü ağızları basit bir açıklıktan başka bir şey değil. Silürien süresince deniz hayvanları çoğalmaya devam ettiler. İlk “gerçek” balıklar, çeneleri olan ilk omurgalılar, “Acanthodien”ler nihayet dünyaya geldiler. Aynı zamanda bitki dünyası bir evrim geçiriyordu; ana karaların üzerinde yeni bitkiler yeşermeye başlamıştı. Omurgasızlar, akrepler ve kırkayaklar sırasıyla kıtaların üzerinde görülmeye başladı; artık su yaşamın tek kaynağı, deposu, hâzinesi değil…

Balıklar suyun içinde erimiş oksijeni solungaçlarının yardımıyla solurlar. Bazı balıkların, solungaçlarından başka, atmosferdeki havayı solumaya yarayacak ciğerleri vardır. Bunlar Devon Dönemi’nden beri bilinen ve Dipneust denilen balıklardır. Bu tür balıkların üçü günümüzde de yaşamaktadır. Bunlardan biri olan balçıkbalığı Afrika’da yaşar. Kuraklık zamanlarında çamurun içine gömülür ve bir “tuba” yardımıyla solur. Bu şekilde üç yıl boyunca hiç beslenmeden çamurun içinde suların geri gelmesini bekleyebilir. Bu hayvanlar için, su içindeki yaşamdan karadaki yaşama geçişte bir ara dönem canlısı denilebilir. Bundan başka su içindeki yaşamdan çıkabilen Krossopterigyen’ler karadaki omurgalıların oluşmasını sağlayacaklardı. Pek çok balık arasında Devon Dönemi’nin Krosspterigyen’leri ile Evstenopteron’lar özellikle incelenmiş balıklardır. Ortalama 60 santimetre boyunda olan bu balıkların karadaki ilk omurgalılarla bir akrabalıkları olduğu sanılmaktadır. Evrim özellikle hayvanların embriyonlarında gerçekleşmişti. Ama embriyonlar nadiren fosilleşirler. Bu yüzden bu hayvanların evriminin nasıl gerçekleştiğini yeniden canlandırmak çok güçtür.

İlk bitkiler Silur Dönemi’nin sonlarına doğru sert toprak üzerine çekinerek yerleştiler. Devon Dönemi’nin başlarında bazı bitkilerin boyu 50 santimetreden daha kısa iken aynı dönemin sonlarına doğru bazı ağaçların boylan 2 metreye erişebilmişti.

Pteraspis
Pteraspis

İlkel Dörtayaklı Kurbağagiller
Devon Dönemi’nde balık türleri çeşitlilik göstermeye başlamıştı. Bunların içinde, Krossopterigyenler gibi bazıları daha o zamandan dörtayaklıların gelişini ilan ediyordu. 370 ile 360 milyon yılları arasında, kurbağagillerin, suyun dışında yaşayabilen ilk omurgalıların oluşumunu sağladılar. Bu kurbağagiller henüz ilkeldiler. Bazılarının, balık olan atalarından kalma özellikleri ve sayısı altı ile sekiz arasında değişen parmakları vardı.

Anakara yüzündeki omurgalılar
Karbonifer Dönemi sürerken omurgalılar ve kurbağagiller kesin olarak karaya yerleştiler. Bu yeni toprakların önceleri hâlâ sudaki ortama bağlıydılar. İribaşlar (kurbağa yavruları) yumurtadan çıktıktan sonra suda yaşamak zorundadırlar. Bu hayvanlar başkalaşımlarından sonra karada yaşamaya başlamışlardı, ama ıslak ortamlardan çok fazla uzaklaşmamışlardı. Bu yüzden kurbağagiller suların çekildiği toprakların tümü üzerinde yerleşememişlerdi. Daha sonra amniotik yumurta sayesinde omurgalılar yavaş yavaş suyun “köleliğinden” kurtuldular. Bu çok gelişmiş yumurta, embriyonun içinde geliştiği su haznesiyle başlı başına bir dünyadır. Sert toprağın üzerine bırakılan bu yumurtanın içinden çıkan yavru hemen toprakta yaşamaya başlar. Bundan 340 milyon yıl önce Karbonifer Dönemi’nde kuşlardan önce sürüngenler gözüktüler. İlk sürüngenler bu amniotik yumurtaları yumurtladılar. Artık sudan uzaklaşıp sınırları olmayan karaları fethedebilirlerdi… Perm Dönemi’nde kurbağagillerin sayıları arttı. Kakops gibi çok iri olanları (60 santimetre boyundaydı) sürüngenlere çok yakındı.

İlk Sürüngenler
İlk Sürüngenler

Sürüngenler Çağı
Birinci Zaman’ın Karbonifer’i izleyen son dönemi Perm’de 280 milyon yılından itibaren yeryüzünde bir tek kıta, çok geniş olan (Pangaea) Pange adlı ana kara vardı. Daha kuru olan iklim, sürüngenlerin çoğalıp yayılmalarına olanak sağlamıştı. Bitkiler seyrekleşmiş ve yeni iklime uymuşlardı. Isı değişikliklerinin yalnızca olumlu etkilerinin olduğu söylenemez. Bazı deniz canlıları (Trilobit’ler gibi) ölmüşler ve bir daha görülmemek üzere yeryüzünden yok olmuşlardı. Bütün bu değişiklikler Birinci Zamanın, Kambrien’de 580 milyon yıllarında başlayıp 250 milyonlarda sona eren uzunca bir süre devam eden sonlarını belirtiyordu.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

17 − six =