"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kara Delikler

Uzayda, çevresinde bulunan cisimleri güçlü bir kütle çekimle kendine çeken bölgelere verilen ad. Elinize bir taş alıp havaya attığınızda, taş belli bir süre yükselip daha sonra yere düşecektir. Taşın yere düşmesinin nedeni, yer çekimi kuvvetidir. Taşı bir araç yardımıyla yeterince kuvvetli fırlatırsanız, taş belli bir yüksekliğe vardığında yeryüzünün kütle çekim kuvvetinden kurtulacaktır. Taşın sahip olduğu bu hıza “kaçış hızı” denir. Herhangi bir cismin, başka bir cismin çekim kuvvetinden kurtulması, o cismin kütlesinin ne kadar büyük olduğuna bağlıdır. Cisim büyükse kütle çekim kuvveti de büyüktür. Dünya’nın kaçış hızı saniyede 11,2 km’dir. Ay’ın kaçış hızı ise saniyede 2,4 km’dir.

Çapı çok küçük olmasına karşın kütlesi çok büyük olan bir cisim düşünelim. Bu cismin kütle çekim kuvveti o kadar büyüktür ki, cisimlerin hızı kaçış hızına yaklaşamaz; kara deliğin kütle çekim kuvveti, ışığın bile buradan kaçmasına izin vermez.

Bu tür cisimlerin uzayda bulunup bulunmadığı tartışması 18. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Daha sonra Einstein görelilik kuramını ortaya attı. Böyle cisimlerin varlığını matematiksel denklemlerle Karl Schwarzschild açıkladı. Oppenheimer, Volkoff ve Snyder gibi bilim adamları 1930’larda kara delikler üzerine araştırmalar yaptılar. Araştırmalar sonucu, kütlesi yeterince büyük bir yıldızın, enerjisi tükendiğinde, kendi kütle çekimine karşı koyamayarak bir kara deliğe dönüşebileceği sonucu çıktı.

Genel görelilik kuramında zaman ve uzay (mekân) kavramları vardır; ancak kara deliklerde zaman ve uzay (mekân) kavramları olmadığı için, genel geometri kuralları, bu cisimler için çalışmamaktadır. Kara deliklere bir kere yaklaşıldığında bir daha geri dönülemeyeceği düşünülmektedir. Bir kara deliğe yaklaşma sınırına da “olay ufku” denir.

Bu yazı yorumlara kapalı.

Başvuru Kaynakları