"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kızılderili

Avrupalılar, Amerika’ya ayak bastığı zaman orada yüzyıllardan beri yaşamakta olan yerli kabilelerle karşılaştılar. Kristof Kolomb, 1492’de ulaştığı toprakların, Hindistan olduğunu sandığı için buradaki yerli halka Hintli demişti. Daha sonra İsveçli bilim adamı Linnaeunes, dünyadaki insanları ırklarına göre sınıflandırırken, derilerinin kızılımsı renginden ötürü onları kızılderililer olarak sınıflandırdı. İnsan ırklarını, derilerine göre ayırmak bilimsel olmadığından, bu ad bugün bilim dünyasınca kullanılmamaktadır.

Yerlilerin atalarının, bugün Amerika olarak bilinen kıt’aya 20 bin ilâ 40 bin yıl önce geldiği sanılıyor. İlk Amerika yerlileri avcılıkla, kök ve yemiş toplayıcılığıyla yaşamlarını sürdürüyorlardı. Yaklaşık 9000 yıl önce toprağı işlemeye başladılar ve barınaklar yaptılar. Orta Amerika’nın bazı bölümlerinde tarım teknikleri çok geliştiği için büyük kentler kurabildiler.

Kâşifler, tacirler, askerler ve misyonerlerin dalgalar hâlinde Kuzey Amerika’ya gelmeleri üzerine, kızılderili kabileleri yavaş yavaş istilâya uğradı ve bunların kültür temelleri sarsıldı. Kuzey Amerika topraklarının beyazlar tarafından keşfi sırasında, bu toprakların hemen hemen tümünü kaplayan kabilelerin dağılımı eşit değildi.

Amerika yerlilerinin geçim kaynakları, kabilelere göre farklılık göstermektedir. Kızılderililerin başlıca geçim kaynağı öncelikle tarım, ikinci derecede de çömlekçilik, sepetçilik, dokuma gibi zanaat etkinlikleridir. Bazı kabilelerdeyse hayvancılık ekonomilerinin temelini oluşturur. Örneğin; Sioux kabilesinin yaşadığı ovalarda başlıca etkinlik bizon avıydı.

Kızılderililerin konuştuğu diller çok çeşitlidir. Bugün Avrupa’da konuşulan dillerden daha fazla çeşitliliğe sahip olan kızılderili dili, betimlemeleri ve sınıflandırılmalarıyla bugün bile çok karmaşık sorunlar yaratır. Amerikan yerlilerinin inanışına göre toprak ve gökyüzü sahipsiz ve herkesindir. Bu nedenle onların inanışına göre toprak mülkiyeti edinmek için çabalamak anlamsızdır.

Bugün Kızılderililer ayrımcılıkla karşı karşıyadırlar. 1900’den bu yana 87 kızılderili kabilesi hastalık, açlık ya da topraklarının zorla ellerinden alınması nedeniyle yok olmuştur. Bugün, kızılderili nüfusunun yalnızca 220 000 olduğu sanılmaktadır. Ülkenin kuzeydoğusundan büyük kentlere göç edenler de ayrımcı tavırlarla karşılaşmaktadırlar.

Bu yazı yorumlara kapalı.

Başvuru Kaynakları

Pin It on Pinterest