"Enter"a basıp içeriğe geçin

Adaçayı

Adaçayı
Adaçayı

Bilimsel adı salvia’dır. 500′ ü aşkın farklı çeşiti bulunmaktadır. Ilıman ve taşlık bölgeleri seven bir bitki türüdür. Özellikle akdeniz bölgesinin dağlık kısımlarında yetişir. Geçmiş zamanlardan beri bitkisel tedavilerde kullanılan bir bitkidir. Bu btkinin farklı ve keskin bir kokusu vardır, bu koku bitkinin yapraklarındaki yağımsı maddeden gelir.

Akdeniz ve Ege bölgeleridir ancak, dünyanın ılıman iklimli her yerinde 100 den fazla çeşidi yetişir. Türkiye’de “Acı elma otu” adı ile de bilinir. Yapraklarının su buharı distilasyonu ile damıtılmasından elde edilen adaçayı uçucu yağına “Acı elma yağı” da denilmektedir. 20-50 cm.yüksekliğinde, çok yıllık bir bitkidir. Adaçayı türlerinin tümü güzel kokuludur. Resimde gördüğünüz gibi pembe ve eflatun çiçekler açar. Arıların çok sevdiği ve bal özü almak için uğradığı bitki türleridir. Cinsleri, denizdeki adalardan, 2500 metre yükseklikteki yaylalarınn kırlarına kadar olan, ılıman iklimli bölgelerin her rakımında yetişir. Tek gövde üzerinde sıralanmış çiçekleri, tüylü yaprakları ve parfümsü güzel kokusu olan adaçayı türü “yayla çayı” adı ile bilinir ve özellikle Çukurova bölgesinde çok tüketilir. Dinlendirici ve gece uyku düzeni sağlayıcı özelliği ile bilinir. Adaçayı, akla gelen hemen her sağlık sorununda güvenle başvurulan doğal ilaçlardan birisi olmuştur. Yaprakları koku özelliğini kaybetmeden, temmuz ayında toplanarak gölge ve havadar yerlerde serilip, sık sık karıştırılarak üç gün kadar kurutulmalı ve kuru nemsiz ortamlarda veya ambalajlarda saklanmalıdır. Bitki özü elde etmek için yapılan damıtma işleminde de yine kurutulmuş adaçayı yaprakları kullanılmaktadır.

Adaçayının,6000 yıl önce mezopotamyada şifa amaçlı olarak kullanılan bitkilerin arasında olduğu anlaşılmıştır. Yapılan kazılarda elde edilen taş yazı tabletlerinde adaçayı türlerinden de bahsedilmekte ve hangi hastalıklarda şifa amaçlı olarak nasıl kullanılacağı anlatılmaktadır. Bu bilgiler,hekimlerce yeni nesillere aktarılarak bu güne kadar gelinmiştir. Tıbbın babası kabul edilen Hippokrates’in, adaçayının gücünü biraz da espirili olarak şöyle belirttiği söylenir. “Bahçesinde adaçayı ekili olan birisinin nasıl olup da öldüğünü anlayamıyorum…”

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 × one =

Başvuru Kaynakları