Potasyum

Kimyasal simgesi K olan ve periyodik cetvelin I A grubunda yer alan element. Potasyum yer kabuğunun ağırlıkça %1,5’ini oluşturur. Potasyum doğada serbest olarak bulunmaz. Oldukça tepken ve bıçakla kolaylıkla kesilebilecek kadar yumuşak bir elementtir.

Bitkilerin gelişiminde gerekli bir elementtir ve çoğu toprakta bulunur. İnsan beslenmesinde de yaşamsal bir öneme sahiptir. Sinir sistemi ve kalbin çalışmasında gereklidir. Belli miktarda sebze içeren normal bir beslenme düzeni, vücudun gereksinim duyduğu potasyumu sağlar.

Potasyum metali, suyla temas ettiğinde alev aldığından tehlikelidir. Potasyum tuzları, vücuda enjekte edildikleri durumda toksiktir. Ağız yoluyla aşırı miktarda potasyum alımı durumunda kusmak, toksik etkilerini önlemekte yardımcı olur.

Potasyum 138 pikometre iyon çapına karşılık tek yükü ve 239300 pm2 yüzey alanı nedeniyle şişirici etkisi, 6-8 koordinasyon sayısı ile 60 kadar enzimin kofaktörü oluşu, özellikle Na+/ K+ – ATPaz membrana bağlı iyon pompası enzimi üzerindeki ve membran porlarını şişirici etkisi ile hücre düzeyindeki iletim düzenleyici rolü sayesinde metabolizmayı genel olarak etkiler. Hücre özsuyunda bol olarak bulunması ve kolay taşınması nedeniyle osmotik basıncı düzenlediğinden de organik madde metabolizması e iletiminde rol oynar.

Tüm bu temel özellikleriyle bitkilerde tipik olarak %0.2 – 11 / k. ağ. oranında bulunan K miktarının eksilmesi ile fotosentez hızı ve ürünlerinin yapraklardan iletiminin azalması, organik asitler ve yağ asitleri sentezinin yetersiz kalması, serbest amino asit birikmesi ve protein sentezinin azalması, yumrular gibi karbohidrat deposu organlarda gelişememe, nitrat indirgenmesi ve azot metabolizmasının yavaşlaması ve protein sentezinin düşmesi ve protein azalması, hücre çeperi polisakkaritlerinin sentezinin azalması, kök sistemi gelişiminin aksaması, dona dayanıklılığın düşmesi, büyüme ve gelişme, olgunlaşma gecikmesi ile gelişmenin anormallik göstermesi gibi çok yönlü etkiler görülür.

Potasyum eksikliği önce yaşlı daha sonra genç yaprakların sararma ve kuruması, ışık enerjisi azalması halinde fotosentez hızının normalden çok daha fazla düşmesi görülür. ATP metabolizmasının aksaması nedeniyle klorofil azalmasından daha hızlı şekilde fotosentez hızı düşer. NO3 indirgenmesinin azalması sonucu amino asit sentezi azalması ve daha da hızlı olarak protein sentezi hızının düşmesi ile büyüme durur. 14C izotoplu CO2 içeren atmosferden kökler dahil bitkide metabolize edilen izotop oranı düşer, karbohidrat sentez ve iletimi düşüşü N aimilasyonunun azalmasına neden olur. Bunun sonucunda çözünür karbohidratların sağladığı osmotik basınç düşer, hücre çeperleri zayıflar.Sonuç olarak K, N ve P kadar önemli bir besin elementidir.

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir